Hamilelikte 1. Hafta

Hamilelikte anne adaylarının doğal olarak en çok merak ettikleri konulardan biride hamilelikte(gebelikte) hafta hafta meydana gelen değişikliklerdir.
Bu değişiklikler fiziksel olduğu gibi aynı zamanda psikolojik boyutlarıda vardır. İlk haftalarda pek fazla değişiklik görülmezken özellikle 3 aydan sonra belirtiler artmaktadır.

Hamilelikte meydana gelen hafta hafta değişiklikleri bilmek anne adayının gerekli önlemleri almasını kolaylaştırır. Örneğin karındaki çatlaklar için anne adayı badem yağı kullanmaya başlar.

Bu yazımızda sizlere hamilelikte 1. haftadan bahsedeceğiz,

1. hafta hamilelik döneminde sayabileceğimiz tek bir olgu vardır. Bu da adet döneminin 15. gününde olan bayanın cinsel ilişkiye girdikten sonra partnerinden gelen sperm hücresinin kendisinde bulunan yumurta hücresiyle birleşerek rahimde büyümeye başladığı olgudur. Bahsettiğimiz bu döngü tıbbi olarak gerçekleştiği için anne adayı herhangi bir fiziksel, psikolojik ya da ruhsal olarak değişime uğramaz.

Hamileliğin 1. haftası 9 ay boyunca süren gebeliğin en rahat ve huzurlu geçtiği 4 haftadan bir tanesidir. Doktorların bayanlara tavsiyesi ise; eğer cinsel ilişki yaşıyorlarsa ve adet dönemlerinde 1 haftalık bir gecikme olduysa beklemeden bir uzmana başvurmaları yönünde olmaktadır. Bu tavsiyenin sebebi; gebeliğin erken fark edilmesi daha sağlıklı bir gebeliğin temennisini vermesinden kaynaklanmaktadır.

hamilelikte 1. hafta

hamilelikte 1. hafta

Hamilelikten önce doktor kontrolü

Her ne kadar hamilelik bir hastalık değil, hayatın normal bir süreci olsa da, hamileliklerin yaklaşık %5-10’unda anne bebek sağlığını tehdit eden bir durum oluşabilmektedir. Bu nedenle hamileliğe karar verdiğiniz dönemde bir kadın doğum doktoruna başvurmalısınız. Doktor, sağlık bakımından özgeçmişinizi değerlendirecek, muayenenizi yapacak, çeşitli tetkikler isteyecek ve bu şekilde sizi hazırlamış olacaktır. Ayrıca hamilelik öncesinde vitamin-folik asit desteği ile bebekte çıkabilecek sakatlıklara karşı önlem alacaktır.

Hamilelik öncesi bu bakımın amacı sizin daha önce geçirmiş olduğunuz veya şu anda sahip olduğunuz hastalıkların tanınmasıdır. Farkında olunmayan ve bebeğin sağlığını tehdit edebilecek hastalıklara tanı koyulabilmesi (örneğin şeker hastalığı, yüksek tansiyon veya tiroid bezi hastalıkları gibi) ve gerekli önlemlerin alınması ile olası problemlere karşı korunmak amaçlanır.

Folik asit nedir?

Folik asit vücutta bulunan folat adlı vitaminin sentetik karşılığıdır.

Anneler için en önemli vitamin folik asittir.
Folat vücudun kan hücreleri gibi hızlı çoğalan hücrelerinde bölünmede kritik basamaklarda kullanılır. Eksikliğinde hamile olmayan kişilerde kansızlık, iştahsızlık, kilo kaybı, baş ağrısı, çarpıntı, unutkanlık, davranış bozukluklarına yol açabilirken, hamilelerde durum biraz daha farklıdır. Hamilelerde en hızlı çoğalan hücreler bebeğin organlarını oluşturacak hücrelerdir ve onların da folik aside ihtiyaçları vardır. O nedenle eksikliğinde başta bebeğin en hızlı çoğalan hücreleri olan sinir sisteminde olmak üzere birçok organda sakatlıklara yol açabilir. En sık yol açtığı durumlar: spina bifida (insanda omurgayı oluşturan kemiklerin omurgada bir boşluk veya açıklık oluşturacak şekilde gelişmelerini tamamlayamaması durumu) ve anensefalidir (kafatası kemiklerinin oluşması ama beynin oluşamaması durumu). Folik asit alınmazsa bu hastalıklar kesinlikle gelişir mi sorusunun cevabı ‘hayır’ dır. Ama hamilelik öncesi 3 ay önceden başlayıp hamilelik saptandıktan sonra 3 ay daha folik asit kullanımı ile bu hastalıkların riski % 70 oranında azalır. Özellikle daha önceki gebeliklerinde spina bifidalı veya anensefalili bebek doğurma hikayesi olanlarda folik asit kullanımı bu hastalıkların tekrarını ciddi oranda azaltır.

Hamilelik öncesi aşılar

Hamilelik öncesi doktora ilk başvurunuzda yapılacak tahliller içinde Kızamıkçık (rubella) ve Hepatit B’ye karşı bağışıklık durumunu saptayacak testler de vardır. Eğer daha önce Kızamıkçık geçirilmemiş ise Kızamıkçık aşısı yapılması gereklidir. Çünkü Kızamıkçık mikrobuna karşı bağışıklık yoksa ve hamileliğin erken döneminde Kızamıkçık geçirilirse bebeği kaybetmeye neden olacak ciddi sakatlıklar ortaya çıkabilir. Diğer yandan eğer Kızamıkçık aşısı yaptırılırsa 3 ay süre ile gebe kalınmaması gerektiği unutmamalıdır. Çünkü Kızamıkçık aşısı canlı virüs içeren bir aşıdır. Yapıldıktan itibaren 3 ay boyunca anne adayının vücudunda Kızamıkçık mikrobu dolaşmaya devam eder.

Anne adayının Hepatit B’ye karşı bağışıklığı yoksa, aşısı yaptırılmalıdır. Hepatit B aşısı sonrası hamilelikten korunmaya gerek yoktur. Hemen hamile kalınabilir.

Son Tetanoz aşısı üstünden 5 yıldan uzun zaman geçmişse Tetanoz aşı yaptırılması da önerilir. Tetanoz aşısı sonrası da korunmaya gerek yoktur. Hemen hamile kalınabilir.

Salgın döneminde 2. ve 3. Trimesterde (hamileliğin ikinci ve üçüncü 3 aylık dönemi- 14- 40. haftalar arası) bulunan hamileler aşılanmalıdır. Grip aşısı canlı virüs içermeyen bir aşıdır. Anneye ve bebeğe bir zararı yoktur. Ancak yine 1. Trimesterde (hamileliğin ilk 3 aylık dönemi – 1-13. Haftalar arası) yapılması önerilmez. Yumurta alerjisi olanlara da grip aşısı yapılması önerilmez.

Hamileliğinizin başlangıcı son adet tarihinizdir

Ne kadar ilginç görünse de doktorunuzun size bebeğin geliş tarihini hesaplaması, sizin en son adet tarihiniz ile doğrudan ilişkilidir. Yumurtanın ne zaman parçalandığı veya spermle ne zaman birleştiği kesin olarak belli olmadığından dolayı uzmanlar son adet tarihini hamileliğin başlangıcı olarak alırlar. Bu sebepledir ki hamileliğinizin ilk haftası sizin en son periyodunuzun ilk günüdür. Bunun sonucu olarak bebeğinizin yaşı doğduğu günden iki hafta sonrasına dayanır.

ilginizi çekebilecek diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir